9 Ekim 2026 akşamı, saat 20.00'de başlayan Süper Lig 7. hafta mücadelesini üç gün önce izledim. Galatasaray ile Kasımpaşa arasındaki maç, kağıt üzerinde favorinin belli olduğu bir eşleşme gibi görünüyordu ama sahada işler hiç de öyle gitmedi. 90 dakika boyunca tribünde oturup not aldım, çünkü bu tür maçlar bazen skordan çok daha fazlasını anlatır.
İlk Yarı: Kartlar Konuştu, Gol Gecikmedi
Maçın henüz 3. dakikasında R. Leao'nun sarı kartıyla başladık. Bu kadar erken bir kart, hakemin o gün çizgiyi nerede çekeceğini baştan gösterdi aslında. Kasımpaşa cephesinden 24'te E. Mendes, 28'de K. Demirbay aynı cezayı gördü. İlk yarım saatte üç sarı kart, oyunun sertleştiğinin en net işaretiydi. Galatasaray'da D. Sanchez de 40. dakikada bu listeye eklendi.
Tam ilk yarının bittiği dakikada, 45'te A. Bardakci sahneye çıktı. A. Batrakov'un asistinde gelen gol, soyunma odasına moralli gitmenin ne demek olduğunu hatırlattı. İlk yarı boyunca Galatasaray topa daha çok sahipti, kanatları sürekli kullanıyordu ve Bardakci'nin golü bu baskının doğal sonucuydu.
İkinci Yarı: Torreira'nın Kırmızısı ve Dengenin Bozulması
İkinci yarıya Kasımpaşa daha cesur başladı. 51'de A. Kol, 56'da A. Baldursson sarı kartla cezalandırıldı. Konuk ekip, faul yapmayı göze alarak orta sahayı kapatmaya çalışıyordu.
Sonra 65. dakikada maçın kaderi değişti: L. Torreira kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Tribünde bir anda sessizlik oldu, çünkü 1-0 öndeyken 10 kişi kalmak, skoru korumak isteyen bir takım için en zor senaryodur.
Nitekim üç dakika sonra, 68'de J. Rak-Sakyi skoru eşitledi. Kasımpaşa'nın baskısı meyvesini vermişti ve maç yeniden başlıyordu. O dakikadan sonra Galatasaray'ın oyunu tamamen değişti: topa daha az sahip oldu, kontra ataklara yaslandı ve savunmada disiplini elden bırakmadı.
Son Dakikalar: Yilmaz ve Lemina Sahneyi Kapattı
90. dakikada B. Yilmaz, taraftarın sabırsızlıkla beklediği golü attı. Stadyumda o an yaşanan patlama, 65. dakikadaki sessizliğin tam tersiydi. Maç bitmiş gibi görünüyordu ama uzatma dakikaları vardı.
96'da M. Lemina, V. Osimhen'in asistiyle skoru 3-1'e taşıdı. Bu gol, maçın özeti gibiydi aslında: 10 kişi kalan bir takımın, son saniyeye kadar nasıl ayakta kaldığını gösterdi. Osimhen'in asistindeki soğukkanlılık, Lemina'nın bitiriciliği, bu iki ismin neden bu takımda olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Maçın Dönüm Noktası Neydi?
Bu maçta öne çıkan isimler A. Bardakci, A. Batrakov, J. Rak-Sakyi, B. Yilmaz, M. Lemina ve V. Osimhen oldu. Bardakci ilk yarının sonunda kapıyı açtı, Rak-Sakyi Kasımpaşa'yı umutlandırdı, Yilmaz ve Lemina ise son sözü söyledi.
Puan durumu açısından bu galibiyet, Galatasaray'ın 7. haftada üst sıralardaki iddiasını sürdürmesi adına önemliydi. Kasımpaşa ise 10 kişi kalan rakibine karşı eşitliği yakalamasına rağmen son dakikalarda dağıldı.
Süper Lig'de kadın futbol tarafındaki gelişmeleri ayrı bir yazıda ele almak lazım; bu maç özelinde ise akılda kalan, Torreira'nın kırmızısından sonra takımın nasıl toparlandığı oldu. Sizce bu maçın dönüm noktası Torreira'nın kırmızı kartı mıydı, yoksa Bardakci'nin ilk yarı bitmeden gelen golü mü? Yorumlarınızı bekliyorum.
18 yaş altı bireyler için bahis ve şans oyunları yasaktır; oyun oynarken mutlaka bir bütçe ve limit belirleyin, kaybettiğinizi geri kazanma düşüncesiyle hareket etmeyin.